Loading...

09.06.2021

Türkiye'de Reklam Hukukunun Genel Esasları

Hazırlayanlar:

Bengü Halavut Yıldırım, Ortak

Eda Uğurlu, Avukat

 

Türkiye’de reklam hukukunun genel esasları 07.11.2013 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve buna dayanarak çıkarılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile 6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun‘da belirlenmektedir. Bunun yanı sıra diğer bazı kanunlarda ve alt mevzuatta ilgili mecra ve ürün grupları ile ilgili özel düzenlemeler bulunmaktadır. Özellikle sağlık alanında yapılacak reklamlar için her ürün sınıfına göre ayrı düzenlemeler getirilmektedir.

 

07.11.2017 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (“Kanun”) 61. maddesi uyarınca ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular olarak tanımlanmıştır.

 

Hukuka uygunluk denetimi, herhangi bir mecra kısıtlaması olmaksızın her türlü reklamın denetimini sağlayan ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu tarafından yapılmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (“RTÜK”) program desteklemesi, ürün yerleştirme ve sair reklam benzeri uygulamaları da kapsayacak şekilde radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın mecrası üzerinden yayınlanan ticari iletişimi denetlemektedir. Reklam Özdenetim Kurulu reklamlarla ilgili tüketici şikâyetleri, reklam verenler veya reklam ajanslarının ticari iletişim ve tanıtım faaliyetleri dolayısıyla birbirleri hakkındaki şikâyetleri ile ilgili bağlayıcı olmayan ve tavsiye niteliğinde görüş bildirir. Ayrıca reklam ajansı veya reklam verenler tarafından talep edilmesi halinde yayın öncesi danışma hizmeti verir.

 

Genel olarak, Ticari reklamların dürüst ve doğru, ticari reklamlarda yer alan iddiaların doğruluğunun ispatlanabilir olmaları esastır. Mevzuatta yanıltıcı reklamın ne olduğuna ilişkin bir tanım yapılmamış olsa da, genel olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi, dürüstlük kuralına aykırı reklam yapılması yanıltıcı reklam olarak tanımlanmaktadır. Buna göre reklam verenler reklamlarında yer alan iddialarını bilimsel geçerliliği olan bilgi ve belgelerle kanıtlanmak zorundadır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, reklamın kendisinin gösterilmesi esnasında reklamdaki iddiaların geçerliğinin bilimsel dayanağının reklamda belirtilmesi yönünde bir yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, şikâyet üzerine veya re’sen, Reklam kurulu nezdinde olası bir inceleme halinde geçerli bilimsel bilgi ve belgelerin sunulması gerekmektedir. Bundan başka reklamlarda kullanılan ibarelerde tüketici algısı da çok önem arz ettiğinden, değerlendirme yapılırken, orta düzeyli bir vatandaşın o ibareden ne algıladığı esas alınır.  

 

Özetle aşağıdaki (10.01.2015 tarihli Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin “Temel ilkeler” başlıklı 5. Maddesinde sayılan) kriterlere aykırılık halinde Reklam Kurulu reklam veren, reklam ajansı ve mecra sahibine yaptırım uygulayabilir:

 

  • Ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır.
  • Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.
  • Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.
  • Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür.

 

Bu sayılan ilkelere aykırılıklar halinde reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir.

 

(2021 Yılı için) Aykırılık;

a) Yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise 22.861 Türk Lirası,

b) Ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise 457.308 Türk Lirası,

c) Süreli yayınlar aracılığıyla gerçekleşmiş ise (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezaların yarısı, (11.430TL ve 228.654TL)

ç) Yerel düzeyde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise 11.429 Türk Lirası,

d) Ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise 114.326 Türk Lirası,

e) İnternet aracılığı ile gerçekleşmiş ise 114.326 Türk Lirası,

f) Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmiş ise 57.160 Türk Lirası,

g) Diğer mecralar aracılığı ile gerçekleşmiş ise 11.429 Türk Lirası,

idari para cezası verilir. Reklam Kurulu, idari işleme konu ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde yukarıda belirtilen idari para cezalarını on katına kadar uygulayabilir.

 

 

Türk Hukukunda Örtülü Reklam Yapılması Yasaktır!

Yazı, haber, yayın ve programlarda, isim, marka, logo ya da diğer ayırt edici şekil veya ifadeler, tanıtıcı mahiyette sunulamaz. Böyle bir durumda reklam olduğu açıkça belirtilmelidir. Aksi takdirde, örtülü reklam kabul edilecektir. Örneğin, TV’deki bir sabah programında konuklar memnun kaldıkları bir ürün hakkında konuşmaları ve ürünün markasının veya hangi ürün olduğunun anlaşılmasını sağlayacak şekilde ayırt edici bir özelliğinin belirtilmesi örtülü reklam olarak kabul edilecektir.